Şeriatte Âdem Oğluyum,
Tarikatte Yol Oğluyum
Marifette Kemal Oğluyum,
Hak-i-Katte Gök Oğluyum
Atam gök anam yer
Bektaş Ali Temel

Şeriat: Hukuk, yasa
Tarikat: Yol. Sistem, usul, tarz, tarik.

Marifet: Bilim, hüner, ustalık.
Hakk-i-Kat: Gerçek olan şey, gerçeklik

Şeriat kapısı kurallar ve disiplinler kapısıdır. Zaten şeriat sözcüğü de kural ve disiplin demektir. (Alevi terminolojisi içindeki şeriat İslam şeriatı değildir.)

[Alevilikte; Dörtler “Anasır-ı erbaa”: Toprak (hak), Hava (Bad), Su (Ab), Ateş (Nar). Zaten dört kapı kırk makam’ın batınî isimleri de budur; Şeriat (hava, bad), Tarikat (ateş, nar), Marifet (su, ab), Hakikat (toprak, hak)]

Şeriat ehli: Bel-Evladı. Ele-Dile-Bele sahip olan (EDeB*), 72 millete bir nazarla bakan (Hoşgörü*), İlim* ile ilerleyen…

EDeB
“Elimi Bilmezdim Eli Bildirdin
Yalan Söylemeyen Dili Bilirdin
Harama Çözülmez Beli Bilirdin
Adı Güzel Hacı Bektaş Veli Dost”

Âşık Mahzunî

Hakikat ilminin budur emeli
Üç kelime sözdür asıl temeli
Güvercin’im pirim Bektaşı Veli
Ele Dile Bele sahip ol demiş”
İhsan Güvercin

Hoşgörü
Kendi noksanını bilip arif ol
Kimsenin ay’bını gözetme gönül
Yetmiş’ki millete bir nazarla bak
Hak sevmiş yaratmış söz etme gönül”
İlhamî

İlim
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendin bilmezsen
Ya nice okumaktır”
Yunus Emre


İnsan-ı kâmil
olmaya giden yol diğer üç kapıdan geçer. Bu kapılar sırası ile;

Tarikat kapısı
Marifet kapısı
Hakikat kapısıdır

Tarikat ehli: Yol-Evladı. Yol kardeşlerinin (müsahip) eşleri ile birlikte bir rehber eşliğinde düzenlenen “ikrar cemi” adı verilen bir yemin töreninde yemin edip (ikrar verip) Alevî yolu‘na -Rıza Şehrine- girmeleri.

Bu Yola Talip Ol Bağlandın İse
Peyik Sofulara Beyan Eylesin
Hakikat Aşkıyla Dağlandın İse
Git Kendi Pirine Derman Eylesin

Müsahibini Al Durasın Dara
Dört Başın Ma’mur Et Olma Mudara
Müminler Fakirdir Değil Fukara
Bu Hakkın Cemine Cevlan Eylesin

Kemerbest Bağlamış Başında Tacı
Kulağında Küpe Güruh-u Naci
Gönül Bir Kâbedir Yap Da Ol Hacı
Davut Sulari De Nişan Eylesin

Tarikat kapısı küçük sırlar kapısıdır, Marifet kapısı büyük sırlar, Hakikat kapısı ulu sırlar ya da sırr-ı hakikatlar kapısıdır. Eskiler bu sırlara sırası ile;

İlm-el Yakîn; İlimle elde edilen kesin bilgi. Tarikat
Ayn-el Yakîn; Görerek elde edilen kesin bilgi. Marifet
Hakk-el Yakîn; Hakk ile bilmek, bir şeyi bütün teferruâtı ve özü ile bilmek. İlmin son mertebesi. Bir şeyi elde ederek,  tadarak bilmek. İşin içine dahil olarak vakıf olmak. Hakk-i-Kat adlarını vermişlerdir.

Alevi gizem okulunda, hak edenlere sırası geldikçe aktarılan bilgilerin ana hatlarını Alevi ozanlarının nefeslerinde bir başka deyimle Alevi sözlü geleneğinde buluyoruz.

Şer-i şerif inkâr olunmaz amma
Şeriat var Şeriattan içeri
Tarikatsız Allah bulunmaz amma
Tarikat var Tarikattan içeri

Gördüğün Şeriat, Şeriat değil
Gittiğin Tarikat, Tarikat değil
Hakikat sandığın, Hakikat değil
Hakikat var Hakikatten içeri

Vech-i HARABİ‘ye gel eyle dikkat
Hakkın cemalini eylersin rü’yet
Sade Hak var demek değil Marifet
Marifet var Marifetten içeri

***

Hakikat şehrinin yoluna giren
Giren değil şehre varanlar mutlu
Rıza pazarında ikrar verenler
İkrar veren değil duranlar mutlu

O gizli esrara erdim diyenler
Postumu meydana serdim diyenler
Canımı canana verdim diyenler
Diyen değil canı verenler mutlu

Bırakın dünyanın kara kavgasın
Terkedin hevâ-i nefsin hevesin
Gönül cennetinden şeytan iğvasın
Sürdüm diyen değil sürenler mutlu

MELULİ‘m riyalı yolculuk hiçtir
Yalan dava çalmak o da bir suçtur
Demirden leblebi kırması güçtür
Kırdım diyen değil kıranlar mutlu

Alevilik nedir E.Çınar

Şeme Düşen Pervaneler

“Aşk odu evvel düşer ma’şûka andan âşıka
Şem’i gör ki yanmadan yandırmadı pervâneyi”
Fuzuli

Kelebeğin Ateşle Dansı

Dört tane kelebek (pervane) bir gün bir ateş görmüşler ve ateşin nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler.

1 • Şeriat

Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş Arkadaşlarının yanına gelmiş ve:

“Bu ateş aydınlatıcı bir şey!” demiş.

2 • Tarikat

İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş. Demiş ki:

“Aynı zamanda bu ateş ısıtıcı bir şey!”

3 • Marifet

Üçüncü kelebek bununla da yetinmemiş, biraz daha, biraz daha yaklaşmış. Bir anda ateşin kanatlarını yaladığını hissetmiş ve yanmış kanatlarıyla geri dönmüş. Şöyle demiş:

“Ve bu ateş yakıcı bir şey!”

4 • Hakikat

Sonuncu kelebek daha da çok şey öğrenmek istiyormuş. Biraz yaklaşmış, aydınlandığını görmüş. Biraz yaklaşmış, ısındığını hissetmiş. Biraz daha yaklaşmış, ateş kanatlarını kavurmuş.

Ve biraz daha yaklaştıktan sonra tamamen yanan kelebek “poff! ” diye ortadan kayboluvermiş.

Ateşin gerçekten ne olduğunu belki bir tek o öğrenmiş ama geri dönüp söyleyememiş. Çünkü o kaybolmuş ateş içinde.

Birşeyi ancak o şeyin içinde kaybolan bilebilirmiş. Sevginin içinde kaybolmanız dileğiyle…

1191053-sem-v-pervane-mum-ile-kelebek“Aşka uçma,kanatların yanar”
Sadi Şirazi

“Aşka uçmadıktan sonra kanatlar neye yarar?”
Mevlâna

“Aşka vardıktan sonra kanadı kim arar?”
Pir Yunus

Aşk ile… Gerçeklerin Demine Hû!..


Reklamlar