Semavî dinlerin soyut, metafizik olan Allah” (Tanrı) tasarımlarını bakın nasıl somutlaştırıp Evren-Doğa ile, ve sonra ‘ete kemiğe büründürüp’ İnsanı Kâmil’in (Ali!) varlığı ile BİR ediyoruz, Hakk-i-Kat’de Tanrı Evren İnsan Birdir:

Ali’ye Tanrı Diyenlerdeniz!

Şah-ı Merdan cûşa geldi sırrı aşikâr eyledi
Yağmuru yağdıran benim diye Ömer’e söyledi
Ol dem şimşek yalap oldu yedi semâ gürledi
Hem sâkidir hem bâkidir nur-u rahmanım Ali!

• yalap oldu : parıldadı
• sâki : (burada) kevser şarabı sunan veya özündeki tanrısal ışığı saçan
• bâki : sonsuza dek
• nur-u Rahman : Acıyan-Esirgeyen (Tanrının) ışığı

Ömer vardı ol Muhammed katına eyledi beyan
Ali midir ya Muhammed arşı âla’da gürleyen
Çark-ı gerdûn elindedir sırr-ı hikmet söyleyen
Hem sâkidir hem bâkidir nur-u rahmanım Ali!

• arş-ı Âla: Göğün en yüksek (9.) katı. Allah’ın Tahtı
• Çark-ı Gerdûn: Dönen çark, Dönen gökler

Ol Muhammet buyurdu ki yektir Ali bir dedi
Hüve’l evvel hüve’l ahir her şeye kadir dedi
Ali’ye şek getirenler mutlaka kâfir dedi
Hem sâkidir hem bâkidir nur-u rahmanım Ali!

• Hüvel evvel, ahir: Huvel evvelu vel âhiru vez zâhiru vel bâtın(bâtınu), ve huve bi kulli şey’in alîm(alîmun). O, evveldir (ilktir) ve ahirdir (sondur), zahirdir (alâmetleri tüm varlıklarda görünendir) ve bâtındır (gizli olandır). Ve O, herşeyi en iyi bilendir.
• Şek getiren: şüphe duyan.

Kûn deyince var eyledi onsekiz bin âlemi
Hem yazandır hem bozandır levh-i mahfûz kalemi
Dertlilerin dermanıdır yarelinin merhemi
Hem sâkidir hem bâkidir nur-u rahmanım Ali!

• Kûn: OL!
• Levh-i Mahfûz: korunmuş levhâ. Olmuş ve olacak her şeyin yazılmış olduğu manevî levhayı dile getirir. Olmuş ve olacak şeyler Allah’ın bilgisine bağlı olduğundan Levh-i Mahfuz doğrudan Allah’ın ilim sıfatı ile ilgilidir.

Lahmike lahmi buyurdu cismim Ali demmike
Ali benim veçhim dedi zü’l-celâl-ı rabbike
Hükmü bâki adîl handır ve lâ ilahi gayrüke
Hem sâkidir hem bâkidir nur-u rahmanım Ali!

• Ya Ali Lahmike lahmi cismûke demmike demmî (Hadis’in tamamı): Ya Ali etin etimden, cismin cismimden, kanın kanımdandır.
• Zü’l-celâl-ı rabbike: Tüm yüceliklere sahip olan Rab, Tanrı. Büyüklük ve ululuk sahibi.
• Hükmi bâki adîlhandır ve lâ ilahi gayrüke: Yargısı adil ve sonsuza kadardır ve gayri Tanrı yoktur.

Sefil Ali‘m akıl ermez hikmetine Ali’nin
Sarraf olan kıymet biçer gevherine lâlinin
Âşıka mâşuk göründü aklın aldı delinin
Hem sâkidir hem bâkidir nur-u rahmanım Ali!

• gevherine lâlinin : kırmızı renkli değerli taşın özüne…

 Sonra da “Ali Benim” diyenlerdeniz!

Âyine tuttum yüzüme,
Ali göründü gözüme
Nazar eyledim özüme,
Ali göründü gözüme

Âdem Baba Havva ile,
Hem Allemel’esmâ ile
Çerhi felek semâ ile,
Ali göründü gözüme

Hazreti Nuh Naciyyullah,
Hem İbrahim Halilullah
Sinâ’da Kelimullah,
Ali göründü gözüme

İsâ’yı Ruhullah oldur,
İki âlemde Şah oldur
Müminlere penah oldur,
Ali göründü gözüme

Ali evvel Ali âhir,
Ali bâtın Ali zâhir
Ali tayyib Ali tahir,
Ali göründü gözüme

Ali candır Ali canan,
Ali dindir Ali iman
Ali Rahîm Ali Rahman,
Ali göründü gözüme

Hilmî gedayi bir kemter,
Görür gözüm dilim söyler
Her nereye kılsam nazar,
Ali göründü gözüme

Bilmeyenler bilsin beni
Ben Ali’yim Ali benim!
Pir Sultan

ates-ve-su

Aleviler Tanrısal vahiye inanmaz. Onlara göre Tanrının en büyük vahiyi doğa ve düşünen insandır. Şimdiye kadar yazılmış her şey insanların eseridir. Özellikle kutsal kabul edilen metinlerin yazanları da, Kâmil İnsanlardır. Bu nedenle, bu metinlerin Tanrısal kabul edilerek dogmalaştırılmasına, bazı parçaları alınarak, bunlarla zorunlu bir yaşam biçimi belirlenmesine kesinlikle karşıdırlar. Alevilikte en önemli Batıni inanç sudur teorisi ve Kâmil İnsan inançlarıdır. ◄ (Cihangir Gener)

Bektaşilik, evrenin, Tanrının sureti olduğunu, insanın da yer yüzünün Tanrısı konumunda bulunduğunu kabul eder. Tanrı insanın içinde olduğundan, Tanrısal özellikler olan düşünme yetisi, irade, eylem özgürlüğü de insanda mevcuttur. Gerçek ibadet, insanın düşüncelerini kendisi üzerinde yoğunlaştırmasıdır. İnsanın kendi dışındaki bir olguya ibadet etmesi gereksizdir. İnsanın kendi varlığını düşünmesi, ruhsal olarak gelişmesini sağlayacak ve birey, Kâmil İnsan konumuna ulaşabilecektir. Kâmil İnsanda Tanrı, bu evrende kendi bilincine varmanın en üst noktasına ulaşır.◄ (Cihangir Gener)

Anadolu Aleviliğinin ruh tasarımı, “varlık”tan esin alan ancak akıl yürütme yoluyla “kurgulanan” düşsel tasarımın “mistik maya” olarak kullanıldığı bir “maddeci” tasarımdır. Bu tasarımda “birey”, “toplum” ve “doğa” gibi somut kimlikler, doğasal ve toplumsal nesnel gelişim sürecinin bir parçası olarak açıklanır. “Ben”, ”Tanrı”, “Hak” gibi soyut kimlikler, görünmeyen ancak görünen nesneleri kuran atomlardan kurulu “nesnelerin” nesnelleşmesiyle/doğalaşmasıyla açıklanır. Demek ki doğa bilimlerinin “bilgi üretim süreci” ile bir “felsefi din”, bir “bilgelik öğretisi” olan Aleviliğin “bilgi üretimi” arasında “tasavvufi” kutsanmışlığına karşın, onu bilimsel bir kuram durumuna yükselten bir “koşutluk” bulunmaktadır. (Esat Korkmaz)

Ete kemiğe büründüm İNSAN diye göründüm

• Şahin Kaya •

Reklamlar