Yunanistan’da Saka Türkü Bir Filozof:

Ammonius Saka (175-242)

Yeni-Eflatunculuğun [Neoplatonizm] kurucusu olan Ammonius Saka‘nın hayatıyla ilgili çok az bilgi vardır. Adını oluşturan Ammonius ve Saka kelimeleri, özel adlar olarak değil; nisbet ve aidiyet adları veya lakaplar gibi görünmektedir.

Ammon‘ius: Kelimenin sonundaki “ius” eki hariç, asıl kelime “Ammon“dur ve köken itibariyle Yunanca bir kelime değildir. Ammonius kelimesinin, “Ammon’a tapanlar“, “Ammon dinine mensup olan” anlamında Ammon tanrısıyla ilgili olabileceğini düşünüyoruz.

Eski Mısırlılar Ammon Tanrısı’nı, Amun-Ra, Amon, Yamânu Amon, Amen, İmen Yamun gibi isimle de anıyorlardı. Yunanlılar arasında ise, Ammon ve Hammon olarak anılıyordu ve Yunanlılar onu, Zeus‘e denk bir tanrı kabul ediyorlardı. Romalılar ise, Ammon’u Jüpiter‘e denk sayıyorlardı.

Ammonius Saka’nın kökeni Hindistan Sakalarına dayanır. Sakalar ve diğer Türk soylu topluluklar tarihin en eski dönemlerinden itibaren Hind alt kıtasında çeşitli devletler ve beylikler kurmuşlardır.

Tarihin bilinen en eski dönemlerinden itibaren Yunan-Roma dünyasının Hind dünyasıyla sürekli ilişki içinde olduğu bilinmektedir. Birçok Budist din adamının, Doğu Hellen topraklarına, yani Mısır ve Ortadoğu‘ya geldikleri bilinmektedir.

Kısaca ifade edecek olursak, adının da işaret ettiği gibi Ammonius Saka, Mısır’a göç etmiş Hind Saka ailesinden gelen bir Saka Türküdür.

Ammonius Saka’nın Mısır’ın İskenderiye şehrinde 172-180 yılları arasındaki bir tarihte, genellikle de 172 yılında doğduğu kabul edilmektedir. Aynı şehirde 224 veya 225 yılında öldüğü söylenir.

0161-4


Yeni-Eflatunculuğun
gerçek kurucusu olarak genelde Ammonius Saka kabul edilir.
Ammonius Saka’nın İskenderiye’de kurduğu Yen-Eflatunculuk mektebi, İskenderiye‘nin en önemli felsefî hareketiydi. Bu mektep, öğrencileri aracılıyla Atina Akademisi’ni veya okulunu etkileyerek, özellikle 410 yılından sonra tamamen Yeni-Eflatuncu bir kuruma dönüştürmüştür. Atina Akademisi, Roma imparatoru I. Justinyen tarafından 529 yılında kapattırılması ünlü Proclus‘un da dahil olduğu altı hocası sürgün edilinceye dek, önemli bir Yeni-Eflatuncu mektepti. Akademinin kapatılmasında, papalığın ve Hıristiyan otoritelerin büyük baskısı olmuştur. Çünkü Akademi’nin hocaları, Hıristiyan değillerdi. Onlara göre Yeni-Eflatunculuk, putperest bir felsefeydi.

Ammonius Saka’nın nasıl bir filozof ve felsefesinin nasıl bir felsefe olduğunu anlamak için üzerinde durulması gereken önemli birkaç kavram vardır.

Theosophia [Teosofi], kavramını ilk kullananın Ammonius Saka olduğu belirtilir. “İlahî Hikmet” anlamına gelen bu kavramla Ammonius Saka, kendi felsefî düşüncesini isimlendirmiştir. Öğrencileri ve halk ona “Theodidaktos” [Tanrı-Öğretmiş] yani “Tanrı’nın Öğrencisi” diyorlardı. Ancak kendisi alçak gönüllü bir kimse olduğu için, kendisine “Hakikat Sever” anlamına gelen “Philalethian” [Filalesian] denmesini istemiştir.

Yeni-Eflatunculuğun kurucusu olması ile Teosofi, Teodidaktos ve Filalesian kavramları, Ammonius Saka‘nın nasıl bir filozof ve felsefesinin nasıl bir felsefe olduğu konusunda bir fikir çağrıştırmaktadır. Bu felsefenin derin bir metafizik felsefesi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak -Sokrat gibi- hiçbir eser bırakmadığından onun felsefesinin tam ve kesin olarak ne olduğunu ortaya koymak elbette zordur.

Nemesius‘un, Ammonius Saka’ya ait olduğunu söylediği iki küçük eserin [Ruh Üzerine, Ruh ve Beden İlişkisi] ve diğer “Sözde Ammonius Eserleri“nin [Pseudo-Ammonius¹] gerçekten ona ait olmadığı kabul edilmekle birlikte, mâna olarak onun fikirlerini yansıtan eserler olarak kabul edilir.

Her ne kadar Plotinus, hocası Ammonius’u Enneads [Enneades] adlı eserinde ismen hiç anmamış olsa da, Plotinus‘un söz konusu eserindeki temel felsefî fikirlerin, Ammonius Saka‘nın da fikirleri olduğu kabul edilir. Daha önce de belirtildiği gibi, Plotinus tam onbir yıl Ammonius’un öğrenciliğini yapmıştır.

Ammonius Saka’nın öğrencilerinden birisi olan Cassius Longinus, Plotinus‘un Enneads‘ındaki “sudûr” [emanatio] ve diğer tezlerin Ammonius‘un olduğunu söylemiştir. Şüphesiz bununla birlikte her iki filozofun kendilerine has fikirleri de vardır.

  1. Pseudo-Ammonius: Plotinus-Enneads 1.8.2.19, Porphyrius-Miscellaneous Question, St.Hippolythus-Refutaio Omnium Haeresium. Söz konusu “Sözde Ammoniusçu Eserler”, bu kaynaklardan alıntılarla oluşturulmuştur.

260px-Plotinos


Ammonius Saka ve Yeni-Eflatunculuk

Ammonius Saka‘nın Yeni-Eflantuculuğu ve bu felsefenin kurucusu olduğu hakkında bugüne kadar söylenenler, 4. ve 6. yüzyıl arasında yazılan ve onun hakkında bilgi veren çeşitli türden kaynaklara ve özellikle Plotinus‘un Enneads adlı eserine dayandırılır.

2. ve 3. yüzyılın İskenderiye‘sindeki birçok felsefe akımının bulunduğu bir ortamda Ammonius Saka‘nın Eflatun ve Aristo‘yu veya daha doğru bir ifadeyle Eflatun ile birlikte Aristo‘yu da güncelleştirip, iki filozofun felsefesini de incelemesidir. Çünkü o dönemlerde özellikle Hıristiyan ve Yahudiler arasında Eflatun‘a eğilim ağır basıyordu. Bunun nedeni Eflatun metafiziği‘nin dinlere daha yakın veya onlara uzlaştırılabilir görülmesiydi.

Ammonius Saka kendisine verilen “Hakikat Seven” lakabının anlattığı anlam itibariyle ve aynı zamanda yapmak istediği felsefenin gerçekten “Teosofi” olmasını isteyen bir zihniyete sahip olduğu için, muhtemelen hakikatı Eflatun gibi sadece tek bir filozofta arama yerine birçok filozofta ve bu arada Aristo‘da da arama ihtiyacıyla söz konusu her iki filozofu birlikte incelemiştir. Her iki filozoftan da az veya çok etkilenmiştir şüphesiz. O’nun bu hakikatı arayıcılığını I.P. Cory şöyle dile getirir:

«Üçüncü yüzyılda, evrensel olarak bütün bilgileri özümleyici bir yeteneğe sahip bir insan olarak tanınmış olan Ammonius Saka, Hıristiyan, Heretik ve putperest her mezhebin [sect] hakikatı kabullendiğini ve onun çeşitli efsanelerinde muhafaza ettiklerini düşünmüştür. İşte bunun içindir ki o, hakikatı hepsinden esinlenerek açıklamayı ve her inancı uzlaştırmayı kendisine vazife edindi. Onun bu çabalarından, son Eflatuncuların meşhur eklektik okulu yeşerdi. Plotinus, Olympus, Porphyrius, Jamblichus, Syranius ve Proclus gibi meşhur bilginler Eflatuncu kürsüde kendisini takip eden hocalardı.» [I.P. Cory: Ancients Fragments, 2. baskı, London, W.Pickering, 1832, s.LII-LIII]

Ammonius Saka’nın Yeni-Eflatunculuk anlayışı, Eflatun ve Aristo felsefelerinin mutlak anlamda bir uzlaştırması değil; Hellenistik döneminin genel anlayışından farklı olarak Aristo ve Eflatun felsefelerinden birlikte faydalanmak olan bir çeşit eklektizim’dir.

Kendi felsefesi için “Yeni-Eflatunculuk” isimlendirmesinin Ammonius Saka tarafından yapılmadığını; 5. yüzyıldan itibaren Hierocles gibi onun mektebine dahil olanların yaptığını söylemiştik.

Bu ismi kullanmalarının nedeni ne olabilir?

Hatırlayalım; Ammonius Saka kaynaklarına göre kendi felsefesini “İlahî Hikmet” [Theosophia] olarak adlandırmış. Bu Ammonius Saka‘nın felsefesi için Tanrı’yı merkeze alması demektir. Bu açıdan o, Eflatun‘a benzetilmiştir; Bazıları Eflatun‘un sözlerinden herhangi bir kelime kaldırılırsa altından Tanrı çıkar derler. Ammonius için de aynı şey söylenebilir. Oysa Aristo felsefesinde Tanrı’nın pek fazla yeri yoktur.

Bu açıdan, Ammonius‘un felsefesi Aristo‘nunkine benzemez. İşte sözünü ettiğimiz benzerlikten dolayı, Ammonius Saka‘nın felsefesine “Yeni Eflatunculuk” diyenler, onun felsefesini Eflatun‘un felsefesine benzeterek öyle isimlendirmiş olabilirler. Ancak burada belirtmesi gereken husus, benzerliğin doğrudan Ammonius Saka üzerinden değil; Plotinus üzerinden kurulmuş olduğunu hatırda tutalım.

philo-ecole-athenes

Ammonius Saka Felsefesinin Kaynakları

Ammonius Saka, Özellikle Eflatun ve Aristo felsefelerinden etkilenmiştir. Ammonius‘tan çok önce MÖ. 5. yüzyılda ve özellikle de MÖ. 4. yüzyılın sonlarında, Büyük İskender‘in Doğu seferleri ile Yunanlı bilginlerin Zerdüştlük ve Buddist düşünceye çok ilgi duydukları tarihi bir gerçektir. Aristo gibi bir Filozofun Zerdüştlüğün din kitabı Avesta üzerine “Magicus” adıyla bir yorum eser yazdığı bilgisi vardır. [Diogenes Laretius: Live of Eminent Philosophers, İngilizce çev. R.D.Hicks, London-Cambridge, 1925. I. 1,8; I.2,4]

Dolayısıyla Yunan düşüncesinde daha önceden Zerdüştlük ve Hind düşüncesi etkisi vardı. Yunanlıların etkilendikleri Zerdüştlük ve Buddistlik, saf Zerdüştlük ve Buddistlik değildi; J.Darmesteter‘in de belirttiği gibi MÖ. 5. yüzyılda Perslerin de bu dine geçmeye başlamalarıyla, Perslerin eski dini Mazdeizm ile karışmış Yeni-Zerdüştlüktür. [J.Darmesteter: Le Zend-Avesta, Paris, 1893, c. III, s. LXXVI-LXXXIV]

Saf ve Eski Zerdüştlük François Lenormant ve Henry Rawlinson gibi asuroglar ve tarihçilerin dediği gibi bir Türk dinidir. Zerdüşt de Medli yani Türk soylu bir peygamberdir. [Bkz. Bilinmeyen bir Türk ulusu: Kayaniler, Mehmet Bayrakdar]

Buddistliğe gelince, o dönemin Buddistliği saf bir Hind Buddistliği değildi. Sakalı Kuşhan [kuşan] devletinin krallarından II. Kanişka‘nın Buddizmi resmi din kabul etmesiyle eski Türk dini inanışlarıyla karışmış bir Buddistliktir ki, biz de buna Yeni-Buddistlik diyebiliriz. Buddistliğin Asya’da yaygınlık kazanması Kuşhanlılar ile olmuştur.

Kısaca ifade edecek olursak, Yunanlıların etkilendiği Zerdüştlük ve Buddistlikle belirli ölçüde Türk dini ve metafizik düşünceleri de vardı. Bunun da ötesinde, Ammonius Saka ve Öğrencisi Plotinus‘un felsefesine bakıldığında ilişki kurulabilecek fazla Zerdüştlük ve Buddistlik etkisinin olduğu söylenemez.

Ammonius Saka‘nın felsefesinin merkezinde, bir Sakalı olması itibariyle Tengri ve Kam inançlı Türk metafizik ve kozmoloji düşüncesinin varolduğunu düşünüyoruz. Ammonius Saka ve Plotinus‘un bazılarını kısaca anlatacağımız temel tezleri, ne Buddistlikte ve Zerdüştlükte, ne de önceki dönem Yunan düşüncesinde vardır. Ammonius Saka‘nın ve genel olarak Yeni-Eflatuncu felsefesinin, İslam dünyasında özellikle ve neredeyse sadece Türk soylu filozoflar ve mutasavvuflar tarafından benimsenip yorumlanması, onların Ammonius Saka ile eski Türk metafiziğine dayanan ortak bir zihniyete sahip olduklarını göstermektedir.

yunanistanda-saka-turku-uc-filozof-kitabi-mehmet-bayrakdar-Front-1Kaynakça: Yunanistan’da Saka Türk’ü Üç Filozof, Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar, Akçağ Yayınları.

[Şahin Kaya]

Reklamlar